Slider

UYDURULAN DİN VE KURANDAKİ DİN

KURANDAKİ DİN

UYDURULAN DİN

FAİZ VE KÖLECİ BANKALAR

ŞİRK AFFEDİLMEZ !

KALK VE UYAR

EVSİZLERE YARDIM

» » » » » Anlaşılan Dilde İbadet ve Önemi



Öncelikle namaz Allah ile iletişime geçtiğimiz ve Allah’ı övüp yalnız O'ndan yardım istedigimiz bir ibadettir:


Mescidler sadece Allah'a aittir; öyleyse Allah ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın.
72:18


De ki: "Rabbim adaleti emreder. Her mescitte (ibadet yerinde) dini sadece O'na ait kılarak O'na yalvarın. Sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."
7:29


Allah'ı bırakıp da Diriliş Gününe kadar kendilerine cevap veremiyen ve hatta onların dualarından bile habersiz olanları çağıranlardan daha sapık kim olabilir?
46:5


"Allah'ın yanında?" Onlar da derler ki, "Bizi terkettiler. Meğer biz daha önce hiç bir şeye yalvarmıyormuşuz." Allah inkarcıları işte böyle saptırır.
40:74


Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Belirlenmiş bir süreye kadar akıp giden güneşi ve ayı emri altına almıştır. Rabbiniz Allah işte böyledir; egemenlik O'na aittir. O'nun dışında çağırdıklarınız ise bir çekirdek zarını bile yönetemezler.
35:13


Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez.
35:14


Birçok dinde olduğu gibi bir İngiliz, İngilizce , bir Japon Japonca, bir Türk de kendi dilinde ibadet edebilir.Burada önemli olan nokta ; kişinin namazını anlaması, Allah’a nasıl yakardığını bilmesi ve istemeden de olsa ortak koşabileceğini idrak ederek ona göre anlayıp düşünerek namazda Allah’a yönelmesi gerektigidir.Kuran'da da namazımızı dosdogru kılmamız gerektigi soyleniyor.Umarım bu konu ile biraz olsun dogruya ışık tutabiliriz. Aşağıdaki ayette de(41:44) görüldüğü gibi her konuda önemli olanın,Kuran'da da oldugu gibi konunun anlaşılması olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü, bilmeseydik ayette de ifade edildiği gibi bilmediğimiz için "bu açıklanmalı değil miydi?" diyeceklerdir:

Onu yabancı dilde bir Kuran kılsaydık, "Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi?" diyeceklerdi. İster yabancı dil, ister Arapça olsun, de ki, "O, inananlar için (dilleri sözkonusu olmaksızın) bir rehber ve şifadır. İnanmıyanların ise kulaklarında ağırlık vardır. Onlara sanki uzak bir yerden sesleniliyor gibi onlara kapalıdır."
41:44


Bize yıllar boyunca Kuran’ın sadece okunarak sevap kazanılan bir kitap olduğu empoze edildi. Dikkat ederseniz aşağıdaki ayette(41:26) inkârcılar, kuranın anlaşılmasını engelleyin diyorlar:

İnkar edenler, "Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin" dediler.
41:26 


Yine Kuran dediğinin anlaşılması gerektiğine atıf yapıyor ve burada(4:43) namazla ilgili bir kısıttan bahsediyor. Namazın kılınma amacının Allah'ın hatırlanması olup, yine ondan başkasına kulluk etmememiz gerektiğini  burada daha net bir şekilde anlıyoruz:

İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilinceye kadar, yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup da su bulamamışsanız, temiz ve kuru bir toprağa dokunup yüzünüze ve ellerinize sürerek teyemmüm edin. Allah Affeder, Bağışlar.
4:43


Namazın kılınma amacı Allah'ın hatırlanmasıdır..
Ben, evet Ben Allah'ım; Benden başka tanrı yoktur. Bana kulluk et ve Beni anmak için namazı gözet.
20:14


Öncelikle burada kendimize bir soru sormamız gerekli: "Anlamadığım bir dilde Allah'tan nasıl yardım isteyebilirim?" Şüphesiz ki Allah düşünen bir toplum için ayetlerini işte böyle açıklar:

Güçlüklere karşı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka ağır gelir; ancak saygılı olanlar hariç.
2:45

Doğrusu Kur`an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız
Zühruf 44


Bildiğimiz gibi göklerde yerde insanlar hayvanlar hatta gölgelerimiz, hepsi Allah’a secde eder.Yine düşünmeliyiz ki biz anlamadığımız bir dilde nasıl gereğince Allah’ı övebiliriz?

Kuşlar ve diğer hayvanlar bile layıkıyla kendi dilleriyle Allah’ı övdükleri takdirde bizim neden kendi anladığımız dilde Allah’ı anamama gibi bir durumumuz olsun.

Yedi gök, ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O şefkatlidir, Bağışlayandır
17:44 

Göklerde ve yerde bulunan kimselerin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve insanlardan bir çok kişinin Allah'a secde ettiklerini (boyun eğdiklerini) görmez misin? Bir çok kişi de azabı hakketmiştir. Allah'ın alçalttığını hiç kimse onurlu kılamaz. Allah dilediğini yapar.
22:18


Maun suresi 107. Ayette:
4. Ayet yazıklar olsun o namaz kılanlara 5. Onlarki namazlarından Tümüyle habersizlerdir 


Allah en güzel sözü söyledi umulur ki öğüt alanlardan oluruz.


Selam ile…

«
Sonraki
Sonraki Kayıt
»
Önceki
Önceki Kayıt

2 yorum:

  1. Önemli bir konuya "ayet-yoğun" bir yazıyla değindiğin için teşekkür ederim fuat kardeşim =)

    YanıtlaSil
  2. Güzel yazı.

    Yalnız size ibadet sözcüğünü namaz veya dua veya yakarma anlamında kullanmamanızı önereceğim. Bu sözcük Arapçada kulluk anlamına geliyor. Kulluk ise hizmettir, sözlerle değil eylemle yapılır. Özel zaman ayırarak değil, uyanık kalınan süre boyunca yapılır. İbadeti törene veya yakarmaya eşitlediğinizde kulluk kavramı buharlaşıp gider. Kuran'da bulunan Arapça köklerin Türkçeye geçmiş biçimlerini kullanmaktan özenle ve ısrarla kaçınmalıyız. Çünkü sözcükler dilden dile atlarken anlamları kayıyor, kafaları gözleri yarılıyor. Konuyla ilgili olarak Cengiz Özakıncı'nin Dil ve Din kitabını özellikle öneririm.

    YanıtlaSil

Chrome Pointer