Slider

UYDURULAN DİN VE KURANDAKİ DİN

KURANDAKİ DİN

UYDURULAN DİN

FAİZ VE KÖLECİ BANKALAR

ŞİRK AFFEDİLMEZ !

KALK VE UYAR

EVSİZLERE YARDIM

» » 35/40 : Soruların Kuran'dan Çözümüne Örnekler


bit.ly/sorularin-kurandan-cozumune-ornekler

Kitabımızın buraya kadarki kısmında, Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğunu ve dinin buna göre şekillendirilmesi gerektiğini anlattık. Bunu anlatırken, Kuran dışında kalan, fakat dinin bir öğesi zannedilen izahların ve uygulamaların, aslında dinle hiçbir alakası olmadığını gösterdik. Örneğin sanatla ilgili uydurulanların neler olduğunu 18. bölümde, kadınlarla ilgili uydurmaları 21. bölümde işledik. Bu bölümlerde ve diğer bölümlerde, Kuran’da bulunmayan yasakların ve emirlerin dinin bir yasağı veya emri olamayacağına dair temel yöntemi öğrendik. Kitabın bu bölümünde, herhangi bir konunun dindeki hükmünü öğrenmek isteyen kimsenin ne yapması gerektiğini, buraya kadar anlattıklarımızın çerçevesinde örnekleyeceğiz. Kuran’dan bir konunun anlaşılmasında dikkat edilmesi gerekenleri özetledikten sonra, 10 örnek çözümle bu konuyu daha da pekiştirmeye çalışacağız. Kitabımızın bundan sonraki bölümünde geçen namaz, oruç, hac ve zekatın Kuran’a göre anlatımının ve daha önce geçen birçok örneğin bu konuda yeterli bilgiyi vereceğini zannediyoruz. İlk önce Kuran’a göre, yani dine göre, bir konunun nasıl anlaşılması gerektiği ile ilgili temel prensiplerimizi özetleyelim:





KURAN’DAN BİR KONUYU ANLAMADA PRENSİPLER


Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğu yani “Din = Kuran” olduğu unutulmamalıdır. Kuran’ın, Allah kelamı olduğu ve bizim dini anlamamız için indirildiği de sürekli aklımızda tutulmalıdır.

Meseleler, Kuran’ın bütünlüğü içinde düşünülmeli ve çözümlendirilmelidir. Bir konuyla ilgili Kuran’da geçen ne kadar ayet varsa, o ayetler önceleri ve sonralarıyla ele alınmalıdırlar. (Kuran’ın bir kısmını kabul, bir kısmını inkar; Kuran’ı inkardır.) Kuran’ın bir yerinde geçen bir konunun, bir fikrin Kuran’ın başka bir yerinde geçen bir fikirle çelişmeyeceğini de unutmayalım.

Kuran’da yer almayan bir konunun, dinde de yer almadığı anlaşılmalıdır. Bu prensibi uygulayınca dine ilavelerin % 90’dan fazlasından kurtuluruz. (Bu maddenin büyük önemine binaen, bu konuyu 39. bölümde bir daha özel olarak inceleyeceğiz.) Kuran’da yasaklanmayan bir şeyin helal olduğu, ayrıca bu şeyin helal olması için ilave bir izaha gerek olmadığını unutmayalım.

Bazı konulardaki dini ilavelerin Kuran ayetlerinin çekiştirilmesi ile yapıldığını unutmamalıyız. Şüpheli bir konuyla karşılaştığımızda; Kuran’ın orijinalinin Arapça olduğunu bilmeli ve konuyu iyi bir şekilde Arapça bilip, samimi bir şekilde Kuran’a yaklaşanlarla çözmeliyiz. Eğer onların samimiyet ve yaklaşımından şüphelenirseniz, incelenen noktaları birbirinden bağımsız ayrı kişilere gösterip kontrol edebilirsiniz. (Kişilerin samimiyetinde en önemli gösterge, Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğunu kabul edip etmedikleridir. Bu görüşü kabul etmeyenler, mezheplerinin görüşünü Kuran’a mal etmeye çalışabilirler.) Bu çalışma yapılırken kilit kelimenin ve kavramın Kuran’ın indiği dönemde nasıl anlaşıldığını ve aynı kelimenin, kavramın Kuran’ın tümünde nasıl kullanıldığını inceleyerek en iyi şekilde çözüme ulaşabileceğimizi unutmamalıyız.

Kuran’ı anlamaya çalışırken, aklın ve vicdanın en önemli yardımcılarımız; gelenek, görenek, çoğunluğun kabulleri, çevre baskısı gibi aklı ve vicdanı ipotek altına alıp kullandırmayan unsurların Kuran’la aramızda en önemli engeller olduğunu unutmamalıyız.

Bu temel prensiplerimizi hatırladıktan sonra örnek 10 soruya geçip Kuran’dan bir meseleyi nasıl anlayacağımızı örneklendirmeye çalışalım:


1) KADINLAR ERKEKLERE NAMAZ KILDIRABİLİR Mİ?

1. SORU: Dinimizde bir kişinin diğer insanlara namaz kıldırması var mı? Eğer varsa, kadınlar erkeklere namaz kıldırabilir mi?

1. ÇÖZÜM: Kuran’ı incelediğimizde, Peygamberimiz’in diğer insanlara namaz kıldırdığını görebiliriz (4-Nisa Suresi 102. ayete bakınız). Tek başına namaz kılınmasına engel bir ifade olmadığına, ayrıca topluca namaz kılınmasına engel bir ifade de olmadığına göre, hem topluca birinin kıldırmasıyla, hem de tek başına namaz kılınabilir demektir. Kadınların namaz kıldırmasına engel hiçbir ifade de Kuran’da bulunmaz. Demek ki dinimizde hem kadın hem de erkek bir topluluğa namaz kıldırabilir. Bu arada Kuran’da maaşlı cami imamı, cami müezzini gibi sınıfların mevcut olmadığını da hatırlayalım.


2) AYBAŞILI KADIN KURAN OKUYABİLİR Mİ?

2. SORU: Kadın, aybaşı durumunda nelere dikkat etmelidir? Aybaşılı kadın Kuran okuyabilir mi, namaz kılabilir mi, oruç tutabilir mi?

2. ÇÖZÜM: Aybaşılı kadının ve kadının bu döneminde erkeğin nelere dikkat etmesi gerektiği Kuran’da sadece tek bir ayette geçer. Yani bu ayetle aybaşı durumunda nelere dikkat edilmesi gerektiği anlaşılır, geri kalan konular için aybaşılı olma bir ayrıcalık getirmez.


Sana kadınların aybaşı halini sorarlar. De ki; “O bir rahatsızlıktır.” Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine kadar sakın onlara yaklaşmayın. Temizlendiklerinde Allah’ın size emrettiği yerden onlara gidin. Şüphesiz Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.
2-Bakara Suresi 222


Görüldüğü gibi Allah’ın aybaşı durumu için getirdiği yegane yasak cinsellik yasağıdır. Allah aybaşı durumunda Kuran okumama, namaz kılmama, oruç tutmama gibi yasakları getirmez. O zaman; namaz kılmak normalde farz olduğu gibi kadına aybaşılı iken de farzdır. Oruç normal zamanlarda nasıl tutuluyorsa aybaşılı iken de o şekilde tutulacaktır. (Oruca güç yetiremeyenlerle ilgili oruçta istisnai bir durum vardır. Bunu 36. bölümde oruç konusunda göreceğiz. Aybaşılı kadın, aybaşılı olduğu günlerde bu sınıfa girdiğini düşünüyorsa oruç tutmayıp, gereğini yapabilir.) Kadının aybaşılı iken camiye girmesine de, Kuran okumasına da bir engel yoktur. Allah, aybaşı hakkındaki sorulara bu dönem içinde cinsel ilişki yasağı getirerek cevap vermiştir. Eğer namaz kılınmaması da aybaşı halinde gerekli olsaydı, Allah neden bunu belirtmesin? Cinsel ilişki yasağı her gün kılınan namazdan daha mı önemlidir? Kuran okuyup Allah’ın emirlerini, yasaklarını öğrenecek kadın, yaşamının 1/6’ya yakın süresinde bu hakkından mahrum edilmiş, din adına dinden, Allah’ın yerine konuşanlar yüzünden Allah’tan uzaklaştırılmıştır.


3) SİGARANIN HÜKMÜ NEDİR?

3. SORU: Sigara haram mıdır? Yoksa mekruh mudur?

3. ÇÖZÜM: Kuran’ı incelediğimizde sigara diye bir maddeye de, sigaraya benzer bir şeye de rastlamayız. Kuran’da haramlar dışında mekruhlar kategorisi diye ayrı bir liste de yoktur. Eğer böyle bir çıkarım yapılabilseydi; kiloları ortalamadan fazla olanların yağlı ve çok yemesi, kolestrolü olanların kırmızı et yemesi, herkesin kola gibi asitli içecekler içmesi, yatmadan hemen önce yemek yememiz gibi sağlığa zararlı olduğu söylenen yiyecekler ve yeme şekilleri de haram olacaktı. Hatta birçok beslenme uzmanına göre zararlı olan rafine olmuş beyaz şeker ve beyaz ekmek de sorgulanacaktı. Yani “Sağlığa zararlı olan her şey haramdır” diye, bir prensip dinde olsaydı, din çok zor bir yapıya bürünecekti. Allah ne indirdiğini bilmektedir. Allah kulları için kolaylık istemiş, dini kolay kılmıştır. Dinin bir bölümü, emri ve yasağı olan her şey bizim sorumlu tutulacağımız alandır. Din içi alanda olduğu gibi, din dışı alanlarda da (Kuran’da belirtilmemiş alanlarda) aklı kullanmak bizi en iyi sonuca ulaştıracaktır. Buna göre sigara içenler aklını kullanıp ne yapacağına karar verecektir.


4) TÜRKÇE EZAN OLUR MU?

4. SORU: Kuran’da ezan var mı? Ezan Türkçe okunabilir mi? Ya namaz Türkçe kılınabilir mi? Kuran Türkçe okunabilir mi?

4. ÇÖZÜM: Kuran’da namaz için bir çağrı yapıldığı görülmektedir. Fakat Kuran’da bu çağrının şekli açıklanmaz. Ezan dediğimiz namaz çağrısının nasıl yapılacağı bizlere bırakılmıştır. Eğer Allah isteseydi, ezanın (namaza çağrının) sözlerini de açıklardı. Ezanın sözleri açıklanmadığı gibi, hangi dilde yapılacağı da Kuran’da geçmez. Ezanın hangi dilde, hatta ne şekilde yapılacağı tamamen insanlara bırakılmıştır. “Ezanı herkes anlıyor, ezan her dilden Müslümanın ortak çağrısıdır ve değiştirilmemelidir” denebilir. Bu ifadenin yüksek oranda doğruluk payı taşıdığı kanaatindeyiz. Müslümanlar dünyanın dört bir yanında aynı şekilde okunan ezanla namaza çağrı yapıldığını anlarlar; bu “ümmetin bir sünneti” olarak önemli ve yararlı fonksiyonlar görmektedir. Bu yüzden, ezanın okunduğu dili değiştirme hakkındaki tartışmanın boş ve yararsız bir tartışma olduğu kanaatindeyiz. Fakat ezanı başka bir dilde okumanın veya ezanın okunamadığı yerlerde ışık yakarak veya herhangi başka bir metotla çağrı yapmanın, dinen bir günah veya haram olmadığını da belirtmeliyiz. (36. bölümdeki “Namaz” konusunda ve 40. bölümde Arapça dışındaki dillerde ibadet konusunu işleyeceğiz.)

Ezan gibi namazın da Cuma namazının hutbesinin de Kuran okumanın da Türkçe yapılmasında hiçbir engel yoktur. Kuran’da “tefekkür” etmemiz geçer (Tefekkür; düşünme, fikir üretme, aklı çalıştırma demektir). Kuran’da Kuran’ı “tedebbür” etmemiz söylenir (Tedebbür; derinlemesine kavramak, düşünüp taşınmak, inceliğini kavramak manalarına sahiptir). Kuran’da akletmemiz, tezekkür ile Kuran’ı okumamız, fıkh etmemiz (ince anlayış sahibi olmamız) de söylenir. Hiç şüphe yok ki bunları en iyi şekilde ancak anladığımız dilde Kuran okur, namaz kılarsak yapabiliriz. Kısacası her ibadeti anlaşılan dilde yapmak, söylenenleri daha iyi anlayacağımız için isabetli olacaktır. Böylece Kuran’ı ince anlayış ve derin düşünce ile okuma emri daha iyi yerine getirilecektir.


5) KİMLERLE EVLENİLEBİLİR ?

5. SORU: Müslüman bir kişi kimlerle evlenebilir?

5. ÇÖZÜM: Bu konuda tam bir anlayışa sahip olmak için “Kuran’ın bütünlüğü içinde Kuran’ı anlama” prensibini hatırlamalı ve bu konuyu öyle çözmeliyiz. İlk olarak Allah’a ortak koşanlarla evlenmenin haram olduğunu bilmeliyiz. (Ateistler Allah’a maddeyi ortak koştukları, yaratılışı tesadüflere bağlayıp Allah’ın yaratıcı, sonsuz, varlıkların sürekliliğini sağlayan gibi sıfatlarını maddeye verdikleri için ortak koşanlar sınıfındadırlar.) İlgili Kuran ayeti şöyledir:


Ortak koşan kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın, inanan bir cariye, hoşunuza gitse de ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. Ortak koşan erkekleri de inanıncaya kadar nikahlamayın, inanan bir köle, hoşunuza gitse de ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır.
2-Bakara Suresi 221


Ayrıca Müslüman bir erkek ve kadın, nikahsız ilişkiler yaşayan biriyle evlenemez:
Zina eden erkek, zina eden ya da ortak koşucu olan bir kadından başkasını nikahlayamaz. Zina eden bir kadını da, zina eden ya da ortak koşucu olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu inananlara haram kılınmıştır.
24-Nur Suresi 3


Bunun dışında evlenilmesi haram olan özel durumlar da Kuran’da belirtilir:
22- Geçmişte kalanlar hariç, babalarınızın nikahlamış olduğu kadınlarla evlenmeyin. Böyle bir şey, açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu. 
23- Sizlere şunlar haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle birleştiğiniz hanımlardan doğmuş koruyuculuğunuzda olan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz size bir günah yoktur- soyunuzdan olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız. Ancak geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
24- … kadınlardan evli olanlar da…
4-Nisa Suresi 22-24


Yukarıdaki tüm ayetleri incelersek, Nisa Suresi’nden özel bazı durumlar, akrabalık bağı ve evli olma sebebiyle kimlerle evlenemeyeceğimizi anlarız. Nur Suresi’nden zinaya devam edenlerle evlenemeyeceğimizi, Bakara Suresi’nden de Allah’a ortak koşanlarla evlenemeyeceğimizi öğreniriz. Bunların dışındaki insanlarla evlenebiliriz. Maide Suresi 5. ayetten ehli kitap olan Yahudi ve Hıristiyanlar’la da evliliğin helal olduğunu anlarız. Kuran’ı bir bütün olarak anlama prensibinin önemini bu ayetlerin incelemesinden anlayabiliriz. Yukarıdaki ayetlerin bir kısmını, örneğin Nisa Suresi’ni okuyan fakat Bakara Suresi’ni okumayan birisi, ateist biriyle evlenebileceğini düşünebilir. Oysa Kuran’a bütün olarak bakan bir kişi, ilgili konuya ait tüm ayetleri inceler. Bu örneğimize göre Bakara Suresi’nde konuyla ilgili ayet vardır. Bakara Suresi okunup ilgili ayet de değerlendirilir, böylece ateistlerle evlenmenin haram olduğu da anlaşılır.


6) ANNE VE BABANIN MİRASTAN PAYI

6. SORU: Dine göre anne ve baba mirastan pay alır mı? Alıyorlarsa ne kadar alırlar?

6. ÇÖZÜM: Kuran’ı incelediğimizde mirasta esas olanın vasiyet olduğunu anlarız. Öncelikle vasiyetin dağıtılması ve borçların ödenmesi gerekmektedir. Kuran’da vasiyet ve borç dışında kalanların nasıl dağıtılacağı da geçer. Anne babaya da bu paylaşımda pay düşer. Anne babaya düşen pay ayette şöyle geçer:


... çocuğu varsa geride bıraktıklarının altıda biri annenin, altıda biri de babasınındır. Çocuğu olmayan mirasçının, anne babası varsa annesinin hissesi üçte birdir. Eğer kardeşleri varsa o zaman annesine düşen altıda birdir ki bu yapılan vasiyet ve ödenen borçtan sonra arta kalan içindir.
4-Nisa Suresi 11


Görüldüğü gibi anne ve babaya 1/6 oranında miras düşer. Fakat ölen şahsın çocuğu yoksa annenin payı 1/3’e çıkar.


7) YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR CEHENNEMLİK Mİ?

7. SORU: Yahudi ve Hıristiyanlar’ın hepsi cehennemlik mi?

7. ÇÖZÜM: Kitabımızda daha çok dini uygulamaların Kuran’a göre nasıl olması gerektiğini ortaya koyduk. Oysa bu soruda olduğu gibi din adına olaylara, insanlara bakış açımızı da Kuran belirler. Kuran ayetlerini incelersek, Kuran geldikten sonra Musevi olmaya veya Hıristiyan olmaya devam edenlerin cehennemlik olduğuna dair hiçbir iddia geçmez. Sırf bu bile mezhepçilerin bu konu hakkındaki uydurmalarını yalanlamamıza yeterlidir. Üstelik bir de Musevi ve Hıristiyanlar’ın iyi fiilerinin karşılığının verileceği, aralarında iyilerin olduğunun vurgulanması da bu tezin tamamen Kuran’a aykırı olduğunu ve mezhepçilerin yalanlarından biri olduğunu gösterir.


Şu bir gerçek ki iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, din değiştirenlerden; Allah’a ve ahiret gününe inanıp, salih amellerde bulunanların, Allah katında ödülleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzgün olmayacaklardır.
2-Bakara Suresi 62


Ayrıca Kuran’da Yahudi ve Hıristiyanlar’la evlenebileceğimizin belirtilmesi, Rum Suresi’nde Müslümanlar’ın, Hıristiyanlar’ın savaş kaybetmelerinden dolayı üzüldüklerinin anlatılması; Yahudi ve Hıristiyanlar’ı toptan cehennemlik ilan eden zihniyetin nasıl Kuran’la çeliştiğini gösterir. Aşağıdaki ayet, Yahudi ve Hıristiyanlar’ın içinde iyi kişiler olduğunu, hepsinin bir olmadığını gösterir:


Onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinden bir topluluk vardır ki gece vaktinde ayakta durup, Allah’ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.
3-Ali İmran Suresi 113


8) DEVLET, NAMAZDA ZORLAMA YAPABİLİR Mİ?

8. SORU: İslam devletleri olduklarını iddia eden bazı devletler namaz, oruç gibi ibadetleri zorla yaptırıyorlar. Dinde bu gerçekten böyle midir?

8. ÇÖZÜM: Bu meselenin çözümü için de Kuran’a yönelmeliyiz. Kuran’da namaz kılmanın, oruç tutmanın emredilmesine rağmen; oruç tutmayana, namaz kılmayana dünyada hiçbir ceza öngörülmez. Bu şahısların hesabı ahirete kalmıştır. İslam devleti olduklarını iddia eden bu devletlere gelince; aslında bu devletler mezheplerin, geleneklerin devletidirler. Kuran, dinde zorlama olmadığını söyler. Din adına zorlama yapmaya kalkanlar en başta dinin kendisi ile çelişirler. Böyle bir zorlama gerekliydi de, neden o zaman Kuran’da “Dinde zorlama yoktur” denilmektedir?


Dinde zorlama yoktur.
2-Bakara Suresi 256


21-Artık sen hatırlat. Çünkü sen bir hatırlatıcısın.
22-Üzerlerine bir despot değilsin.
88-Gaşiye Suresi 21, 22


9) GÜZEL AHLAK?

9. SORU: Güzel ahlak dinden bağımsız, ayrı bir olay mıdır? Yoksa dinin bir parçası mıdır? Eğer dinin bir parçasıysa, örneğin ahde vefanın, emaneti korumanın dinle bir ilgisi var mıdır?

9. ÇÖZÜM: Kuran’ı okuyan herkes güzel ahlakın, tıpkı namaz ve oruç gibi dinin bir öğesi olduğunu anlayabilir. Cömertlik, tevazu, cesaret gibi birçok güzel ahlak öğeleri Kuran’da geçmektedir. Din, sadece şekli ibadetlerden veya iman esaslarından oluşmaz. Güzel ahlakın, Kuran’da tarif edilen öğeleri de dinin ta kendisidir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da dinin tek kaynağı Kuran’dır. Allah’ın bizden istediği ahlakı öğrenmemiz için Kuran’ı iyice okumalıyız. Toplumun gelenekleri, zamanla oluşan değişimlerden ortaya çıkan ilişki tarzları ahlak olarak sunulabilmektedir. Dinin bir bölümü olan ahlak ile geleneğin, zamanın şartlarının oluşturduğu ahlakın ayırt edilmesi için de Kuran’a başvurmamız gereklidir. Kuran’da tarif edilen ahlak dindendir; bunun dışındakiler dinin dışındadır. Örnek olarak soruda geçen ahde vefa ve emaneti koruma konusunu ele alalım. Kuran’ı açıp bu konuyla ilgili bir ayet olup olmadığını incelediğimizde, bu konuyla ilgili birçok ayet görürüz; böylece ahde vefanın ve emaneti korumanın, dinin bir gereği olan güzel ahlaki davranışlardan olduğunu anlarız:


Onlar emanetlerine ve ahitlerine riayet edenlerdir.
23-Müminun Suresi 8


Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
17-İsra Suresi 34


... böyleleri sözleştiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; zorluk, şiddet ve sıkıntı zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlar özü sözü doğru olanlar ve korunup sakınanlardır.
2-Bakara Suresi 177


10) CENNET SONSUZ MU?

10. SORU: Cennette yaşam sonsuz mudur? Dinin bu konudaki açıklaması nedir?

10. ÇÖZÜM: Dinin tüm konuları gibi, Cennet ve Cehennem ile ilgili konular da Allah’ın kitabına başvurularak anlaşılır.


Kuran’ı okuyan her kişi Cennet’in sonsuz bir yerleşim yeri olduğunu anlar:
İman edip salih amellerde bulunanları, altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuza kadar kalacakları cennetlere koyacağız.
4-Nisa Suresi 57


Sürekli kalacaklardır orada. Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.
18-Kehf Suresi 108


15- De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa sakınanlara vaat edilen sonsuzluk cenneti mi? Ki onlar için bir mükafat ve son durak yeridir. 
16- İçinde ebedi kalıcılar olarak her diledikleri onlarındır. Bu Rabbinin üzerine aldığı, istenen bir vaattir.
25-Furkan Suresi 15, 16


Kitabımızın birçok yerinde, dini konularda Kuran’a gidilince meselelerin nasıl çözüleceğinin örnekleri vardır. Kitabımızın bu bölümünde 10 ilave örnekle bu konuyu pekiştirmeyi, dinle ilgili sorulara yalnız Kuran’la nasıl cevap verilmesi gerektiğini bir kez daha göstermeye çalıştık. Görüldüğü gibi uygulamalardan bakış açısına, Allah’ı tanımadan Cennet ve Cehennem ile ilgili bilgilere, yönetimden ahlaka kadar dini alanın hepsi sadece ve sadece Kuran’ın tekelindedir.


Biz bu kitabı sana her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.
16-Nahl Suresi 89


Kurandaki Din . com 'dan alıntıdır.

«
Sonraki
Sonraki Kayıt
»
Önceki
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Eleştiri ve Düşüncelerinizi Paylaşın:

Chrome Pointer