Slider

UYDURULAN DİN VE KURANDAKİ DİN

KURANDAKİ DİN

UYDURULAN DİN

FAİZ VE KÖLECİ BANKALAR

ŞİRK AFFEDİLMEZ !

KALK VE UYAR

EVSİZLERE YARDIM

» » » » » Kurandan Dua Ayetleri


  • "Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla... Övgü Âlemlerin Efendisi Allah’adır. O merhametlidir, şefkatlidir. Din gününün hükmedenidir O. Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım isteriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna. Gazaba uğrayanların ve doğruluktan sapmış olanlarınkine değil." (Fatiha Sûresi, 1:1-7)


  • "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Gerçekten Sen her şeyi en iyi şekilde bilen, her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunansın." (Bakara Sûresi, 2:32)

  • "Efendimiz! Bizden olanı kabul et. Gerçekten Sen her şeyi en iyi şekilde işiten, en iyi şekilde bilensin. Efendimiz! İkimizi Sana teslim olanlardan yap ve soyumuzdan da Sana teslim olan bir toplum oluştur. Bize ibadet şeklimizi göster ve tevbemizi kabul et. Gerçekten Sen tevbeleri çok kabul eden, rahmet ve merhameti sınırsız olansın." (Bakara Sûresi, 2:127-128)

  • "Efendimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru." (Bakara Sûresi, 2:201)

  • "Efendimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır ve inkârcılara karşı bize yardım et." (Bakara Sûresi, 2:250)

  • Allah; O’ndan başka ilah yoktur. O, sürekli diridir, kudretin kaynağıdır. O kendisinden geçmez ve O’nu uyku tutmaz. Göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında kim aracılık edebilir? O önlerindekini ve arkalarındakini bilir. İstediği kadarının dışında O’nun bilgisinden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun yönetimi gökleri ve yeryüzünü kuşatmıştır. Onların korunması O’na zor gelmez. Yüceliği sınırsız olandır O, büyüklüğü sınırsız olandır. (Bakara Sûresi, 2:255)

  • Elçi, Efendisinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine inanmışlardır. “Allah’ın elçilerinin hiçbirisi arasında ayırım yapmayız. İşittik ve itaat ettik. Efendimiz! Bağışla bizi, dönüş sanadır” dediler. Allah hiçbir benliğe kapasitesinin haricinde bir yük yüklemez. Herkesin kendi yaptığı lehine, kendi yaptıkları aleyhinedir. “Efendimiz! Unutur ya da yanılırsak, bizi sorumlu tutma. Efendimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Efendimiz! Gücümüzün yetmeyeceklerini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize şefkat göster. Sen bizim dostumuzsun. İnkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara Sûresi, 2:285-286)

  • Efendimiz! Bizi doğruya ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve katından bize rahmet bağışla. Gerçekten bağışı en çok olan sensin, sen. Efendimiz! Varlığında şüphe bulunmayan bir günde insanları mutlaka Sen toplayacaksın. Gerçekten de Allah vaadinden dönmez. (Âl-i İmran Sûresi, 3:8-9)

  • Efendimiz! Şüphesiz biz inandık, günahlarımızı bağışla, ateş azabından koru bizi. (Âl-i İmran Sûresi, 3:16)

  • Ey yönetimin sahibi Allahım, Sen yönetimi istediğine verirsin ve istediğinden yönetimi çekip alırsın. İstediğini üstün kılar, istediğini alçaltırsın. Hayırlar Senin elindedir. Gerçekten de Sen her şeye gücü yetensin. Geceyi gündüze bağlarsın, gündüzü de geceye bağlarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü diriden çıkarırsın. Sen istediğini hesapsızca rızıklandırırsın. (Âl-i İmran Sûresi, 3:26-27)

  • Efendim! Karnımdakini sırf Sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et, şüphesiz Sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilesin. (Âl-i İmran Sûresi, 3:35)

  • Efendim, bana katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin. (Âl-i İmran Sûresi, 3:38)

  • Efendimiz! Bize indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Bizi gerçeğin tanıklarıyla beraber yaz. (Âl-i İmran Sûresi, 3:53)

  • Efendimiz! Günahlarımızı ve taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et. (Âl-i İmran Sûresi, 3:147)

  • Onlar ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı hatırlarlar. Evrenin ve yerin yaratılışı konusunda derin derin düşünürler: Efendimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateş azabından koru. Efendimiz! Şüphesiz Sen birini ateşe soktun mu onu tam rezil etmişsindir. Zalimlerin yardımcıları olmayacaktır. Efendimiz! Bir davetçinin Efendinize inanın diye inanmaya çağırdığını işittik ve inandık. Efendimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizim canımızı iyilerle birlikte al. Efendimiz! Elçilerine vadettiğini bize ver. Diriliş gününde bizi rezil etme. Sen vaadinden dönmezsin. (Âl-i İmran Sûresi, 3:191-194)

  • Ey Efendimiz! İman ettik, bizi de şahitlerden yaz. (Mâide Sûresi, 5:83)

  • Övgü Allah’adır. O ki gökleri ve yeri yaratmıştır, karanlığı ve ışığı var etmiştir. Buna rağmen inkârcılar Efendilerini başkaları ile denk tutuyorlar. (En’âm Sûresi, 6:1)

  • Benim namazım, kulluğum, hayatım ve ölümüm âlemlerin Efendisi olan Allah içindir. (En’âm Sûresi, 6:162)

  • Efendimiz! Kendimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize şefkat göstermezsen elbette ki kaybedenlerden olacağız. (A’râf Sûresi, 7:23)

  • Övgüler olsun bizi buraya ulaştıran Allah’a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. (A’râf Sûresi, 7:43)

  • Efendimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın. (A’râf Sûresi, 7:89)

  • Efendimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı Müslümanlar teslim olanlar olarak al. (A’râf Sûresi, 7:126)

  • Efendim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin. (A’râf Sûresi, 7:151)

  • Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla, bize şefkat göster; Sen bağışlayanların en hayırlısısın. Bize hem bu dünyada hem de ahirette güzellik yaz. Şüphesiz ki biz Sana yöneldik. (A’râf Sûresi, 7:155-156)

  • Efendimiz! Bizleri, zulmedenler topluluğu için bir imtihan aracı yapma. O inkâra sapmış toplumdan, rahmetinle kurtar bizi. (Yûnus Sûresi, 10:85-86)

  • Efendim! Bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamazsan ve bana şefkat göstermezsen kaybedenlerden olurum. (Hûd Sûresi, 11:47)

  • Başarım ancak Allah’ın desteğiyledir. Yalnız O’na güvendim ben, yalnız O’na yöneliyorum. (Hûd Sûresi, 11:88)

  • Efendim! Sen bana yöneticilik verdin ve sözlerin yorumunu öğrettin. Göklerin ve yeryüzünün Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim dostum sensin. Benim canımı sana teslim olmuş olarak al ve beni iyilerin arasına kat. (Yûsuf Sûresi, 12:101)

  • Efendimiz! Şüphesiz Sen bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. (İbrahim Sûresi, 14:38)

  • Efendim! Benim namazı özenle yerine getiren biri olmamı sağla. Soyumdan olanların da. Efendimiz! Duamı kabul et. Efendimiz! Hesabın görüleceği gün beni, anne babamı ve inananları bağışla. (İbrahim Sûresi, 14:40-41)

  • Efendim, merhametli davran onlara (anne ve babama); tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi. (İsrâ Sûresi, 17:24)

  • Efendim! Beni gireceğim yere dürüstlükle sok, çıkacağım yerden dürüstlükle çıkar. Ve bana katından yardımcı bir güç ver. (İsrâ Sûresi, 17:80)

  • Övgü Allah’adır. O ki, çocuk edinmemiştir, yönetimde ortağı yoktur ve acizlikten dolayı dost edinmemiştir. (İsrâ Sûresi, 17:111)

  • Efendimiz! Katından bize rahmet ver ve bize bir kurtuluş yolu göster. (Kehf Sûresi, 18:10)

  • Efendim! Göğsümü açıp genişlet. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki düğümü çöz ki söyleyeceklerimi kavrasınlar. (Taha Sûresi, 20:25-28)

  • Efendim! Bilgimi artır. (Taha Sûresi, 20:114)

  • Ve Eyyûb... Efendisine şöyle yakarmıştı: “Dert gelip çattı bana; Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin.” (Enbiyâ Sûresi, 21:83)

  • Senden başka ilah yok, yüceltirim Seni. Ben zalimlerden oldum. (Enbiya Sûresi, 21:87)

  • Efendim! Beni yapayalnız bırakma. Sen mirasçıların en hayırlısısın. (Enbiya Sûresi, 21:89)

  • Efendim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana! (Mü’minûn Sûresi, 23:26)

  • Zalimler topluluğundan bizi kurtaran Allah’a övgüler olsun. (Mü’minûn Sûresi, 23:28)

  • Efendim, beni bereketli bir yere indir. Sen, konuk ağırlayanların en hayırlısısın. (Mü’minûn Sûresi, 23:29)

  • Beni o zalimler topluluğu içinde tutma Efendim. (Mü’minûn Sûresi, 23:94)

  • Efendim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım. Ve onların benim yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım Efendim. (Mü’minûn Sûresi, 23:97-98)

  • Efendimiz! İnandık; bizi affet, bize merhamet et, Sen şefkat gösterenlerin en hayırlısısın. (Mü’minûn Sûresi, 23:109)

  • Efendimiz! Cehennem cezasını bizden uzak tut. Gerçekten de onun azabı inatçı ve yapışkandır. Şüphesiz o, kötü bir durak yeridir ve kötü bir konaklama yeridir. (Furkan Sûresi, 25:65-66)

  • Efendimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı mutluluk kaynağı olarak bize armağan et ve bizi, sakınanlara önder kıl. (Furkan Sûresi, 25:74)

  • Beni yaratan ve bana hidayet veren O’dur. Beni yediren ve içiren O’dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O’dur. Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur.(Şuara Sûresi, 26:78-82)

  • Efendim! Bana bilgelik ver ve beni iyilerin arasına kat. Sonradan geleceklerin dilinde doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimetlerle donatılmış cennetin mirasçılarından yap. (Şuara Sûresi, 26:83-85)

  • Ve beni diriliş gününde utandırma. O gün malın da, çocukların da faydası olmaz. Ancak Allah’a düzgün bir kalp ile gelen hariçtir. (Şuara Sûresi, 26:87-89)

  • Efendim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru. (Şuara Sûresi, 26:169)

  • Bizi inanan kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a övgüler olsun. (Neml Sûresi, 27:15)

  • Efendim! Beni, anne ve babama bağışladığın nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya yönelt. Merhametinle beni iyi kullarının arasına sok. (Neml Sûresi, 27:19)

  • Bu, Efendimin bir armağanıdır. O’na şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamaktadır. Şükreden kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki Efendim zenginliği sınırsız, ihsan ve ikramı bol olandır. (Neml Sûresi, 27:40)

  • Efendim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla... Efendim, bana lütfettiğin nimete yemin olsun ki, bir daha asla suçlulara arka çıkmayacağım. (Kasas Sûresi, 28:16-17)

  • Efendim! Gerçekten de bana vereceğin her hayra muhtacım. (Kasas Sûresi, 28:24)

  • Efendim! Şu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et. (Ankebût Sûresi, 29:30)

  • Övgü, göklerde ve yeryüzünde bulunanların hepsi kendisine ait olan Allah’adır. Ahirette de övgü O’nadır. O, her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan, her şeyden haberdar olandır. Yerin içine gireni, oradan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Rahmet ve merhameti sınırsız olandır O, günahları affedendir. (Sebe Sûresi, 34:1-2)

  • Bizden üzüntüyü gideren Allah’a övgüler olsun. Efendimiz gerçekten de günahları affeden, bütün şükürlerin yöneldiği kudrettir. O ki, bir armağan olarak bizi kalınacak bir yurda yerleştirdi. Orada ne bir yorulma, ne de bir bıkkınlık duyarız. (Fâtır Sûresi, 35:34-35)

  • Efendim, bana iyilik/barış sevenlerden birini (bir çocuk) lütfet! (Saffât Sûresi, 37:100)

  • Efendim, beni affet; bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir mülk (hükümdarlık) ver. Çünkü Sen sürekli ve sınırsız bir şekilde bağışta bulunansın. (Sâd Sûresi, 38:35)

  • Gökleri ve yeri yaratan, duyu organlarıyla algılanamayanı ve algılanabilenleri bilen Allah’ım! Kullarının anlaşmazlığa düştükleri konularda Sen karar vereceksin. (Zümer Sûresi, 39:46)

  • Efendimiz! Rahmetin ve bilgin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe edenleri ve Senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru. Efendimiz! Onları kendilerine vadettiğin Adn Cennetlerine koy. Atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da. Şüphesiz kudret ve onurun kaynağı, her yaptığında bir hikmet bulunan Sensin. Ve onları kötülüklerden koru. O gün kimi kötülüklerden korursan gerçekten ona merhamet etmişsindir. İşte büyük kurtuluş budur. (Mü’min Sûresi, 40:7-9)

  • Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını çok iyi görendir. (Mü’min Sûresi, 40:44)

  • Ey Efendimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz. (Duhân Sûresi, 44:12)

  • Övgü göklerin Efendisi, yerin Efendisi ve Âlemlerin Efendisi Allah’ındır. Göklerde ve yerde büyüklük O’nundur. O, kudret ve onurun kaynağı, her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunandır. (Câsiye Sûresi, 45:36-37)

  • Efendim! Beni, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeye, hoşnut olacağın iyi işler yapmaya yönelt. Benim soyumu ıslah et. Ben bağışlanma dileyip Sana teslim olanlardanım. (Ahkaf Sûresi, 46:15)

  • Göklerde ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir. Azîz’dir O, Hakîm’dir. Göklerin ve yerin mülkü ve yönetimi O’nundur; diriltir, öldürür. Her şey üzerinde kudret sahibidir O. Evvel’dir O, başlangıcı yoktur; Âhir’dir O, sonu yoktur; Zâhir’dir O, her şeyde belirir; Bâtın’dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir O. (Hadîd Sûresi, 57:1-3)

  • Efendimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi affet ve kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma. Efendimiz! Sen şefkat ve esirgemesi sınırsız olan, rahmet ve merhameti sonsuz olansın. (Haşr Sûresi, 59:10)

  • O Allah ki O’ndan başka ilah yoktur. Duyu organlarıyla algılanamayanı da, algılanabileni de bilen O’dur. O merhametlidir, şefkatlidir. O Allah ki O’ndan başka ilah yoktur. O hükmedendir, kutsaldır, güvenilirdir, inancın kaynağıdır, koruyandır, üstündür, zorlayandır, azametlidir. Allah onların ortak koştuklarından çok yücedir. O, Allah’tır. Yaratan, var eden, biçim veren O’dur. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu yüceltir. O, kudret ve onurun kaynağı, her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunandır. (Haşr Sûresi, 59:22-24)

  • Efendimiz! Biz Sana dayanıyoruz ve Sana yöneliyoruz. Dönüş Sanadır. Efendimiz! Bizi inkârcılar için bir fitne aracı yapma, bizi affet. Efendimiz! Sen kudret ve onurun kaynağı, her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunansın. (Mümtehine Sûresi, 60:4-5)

  • Efendimiz! Bizim nurumuzu tamamla ve bizi affet. Sen her şeye gücü yetensin. (Tahrîm Sûresi, 66:8)

  • Efendim! Beni, anne babamı, inanmış olarak evime gireni, inanan erkekleri ve inanan kadınları affet. Zalimlerin ise ancak yıkımlarını artır. (Nuh Sûresi, 71:28)

  • 1. De ki: Açılışın Efendisine sığınırım. 2. Yarattıklarının kötülüğünden. 3. Çöktüğü zaman karanlığın kötülüğünden. 4. Düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden. 5. Kıskandığı zaman kıskancın kötülüğünden. (Felak Sûresi, 113:1-5)

  • 1. De ki: İnsanların Efendisine sığınırım. 2. İnsanların hükmedenine. 3. İnsanların ilahına. 4. Sinsi fısıldayıcının kötülüğünden. 5. O, insanların göğüslerine fısıldar. 6. O, cinlerden de, insanlardan da olur. (Nas Sûresi, 114:1-6)

«
Sonraki
Sonraki Kayıt
»
Önceki
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Eleştiri ve Düşüncelerinizi Paylaşın:

Chrome Pointer